Poesis Edebiyat Dergisi

Edebiyat Masasını Boş Bırakmamak İçin

SUNU

Günler kırılıyor, geçmişin ayak izleri her an peşimizde. Sorgulayarak başlamak geçmişi… İyisiyle, kötüsüyle demek isterdik. İyiler kötülüğün çoğunluğunda kaybolmasaydı. Metropol dışı kentlerden edebiyata emek harcamak hiç de kolay olmuyor. Hele o “sözü geçen” birilerine yaltaklanmadıysanız… Yazdıklarınızın niteliği de çok önemli olmuyor. Kendinizi var edebilmek için kendi yolunuzu açmanız gerek bu koşullarda. “Edebiyat otoriteleri” kendilerine yakın olmayan anlayışların dışlayıcısı ve karşıtıdır. Ana akım medya gibi sanat sistemi de araçları ve simgeleriyle özneyi ortadan kaldırıp “sürü”yü gündeme getirir. Sürü hakkında konuşulur. Sürünün reklamları yapılır. Sürünün ne kadar çok ilgi gördüğünden bahsedilir. Sürü, kendinden olmayanın düşmanıdır. Biz bu düşmanı gördük. Bu düşman edebiyatla alakası olmayan argümanları sürer piyasaya hep. Metinden çok ismi tanınır. Estetik-politik hiçbir tavır göremeyiz bu sürüde. Yakın zamanda talihsiz şekilde erken kaybetmenin derin acısını ve şokunu hâlâ yaşadığımız Murathan Çarboğa, iyi bir yazar ve şair’di. Hakkını teslim eden olmadı . Poesis Edebiyat olarak bu sayımızı Murathan Çarboğa’ya ithaf ediyoruz. Kıymetli okuyucularımız; sizlere bu sunumuzu, metropol dışı bir kentte, bir gecekondunun terasından yazıyoruz. Edebiyat ve sanatın kalbi lüks sanat galerilerinde, lüks plazalarda, şatafatlı kokteyllerde değil gettoların sokak aralarında atıyor. Bizler “sözü geçenlerin” yaltaklığını yapmayacağız. Onları reddediyoruz. Yaltaklananları reddediyoruz. Sürüyü reddediyoruz. Merkezi reddediyoruz.

Poesis Edebiyat
Okurun Kalbine Bir Ok!


Dergi Arşivi

Poesis Edebiyat Dergisi 1.  Sayısı’na ulaşmak için tıklayınız.

Poesis Edebiyat Dergisi 2. Sayısına ulaşmak için tıklayınız.